Yuva yapımında hem erkek hem dişi kırlangıç çalışır, ama inşaat ve dekorasyon işini dişi halleder.
Kırlangıçlar, hayatlarını sıcak bölgelerde geçirir. Kuzey yarımkürede üredikten sonra, kışı geçirmek üzere güney yarımküreye göç ederler. Ülkemize uğrayan kır kırlangıçları, nisan ayı gibi gelip yuvalamaya başlar. Kırlangıçlar, yuvalarını rüzgar almayan ve güneşten etkilenmeyecek yerlere, çoğunlukla binaların çatı altlarına, balkon veya pencere köşelerine yaparlar. Kuşların binalarda yuva yapması pek istenmeyen bir durum olsa da böcek avcılığındaki yüksek performansları nedeniyle kırlangıçlara bu konuda iltimas geçilir. Nadiren sarp kayalık oyuklarında veya uçurum kenarlarında da yuva kurabilirler.

Yuva yaparken çamur kullandıkları için genelde su yakınlarındaki yuvalama alanlarını seçerler. Kırlangıçlar, üçgen, geniş ve yassı gagaları sayesinde hem uçarken avlanabilir hem de yuva yapımında gereken malzemeleri kolay taşıyabilirler hem de gagalarını çamur sıvamak için mala gibi kullanabilirler. Erkek kırlangıç, çevreden kil, çamur, ot, saman gibi malzemeleri bulup gagasıyla yuvaya getirir. Bu şekilde saatte yaklaşık 15 sefer yapabilir. Çamur, erkek kırlangıcın ağzında tükürüğüyle karışarak harç kıvamını alır. Yuva yerinde bekleyen dişi kırlangıç, erkeğin gagasıyla getirdiği bu harcı alıp saman ve otlarla karıştırarak duvara yapıştırır.
Yuva, çanak formunda olup kaba inşaatı yaklaşık bir haftada tamamlanır. Kırlangıç yuvaları küçük ama sağlamdır. Erkek kırlangıç, yine çevreden bulduğu kuş tüylerini, hayvan kürklerinin pamuksu döküntülerini yuvaya getirir, dişi de bunları yuvanın içine yerleştirir. Böylece dekorasyon ve konfor işi de tamamlanır. Yuvayı yapan dişi kırlangıç, yaz mevsiminde 4-5 yumurta yumurtlar. Erkek ve dişi dönüşümlü olarak kuluçkaya yatar. Kuluçka dönemi 15 gündür. Yavrular, anne ve babalarının ağızlarında getirdikleri böceklerle beslenir. Kırlangıçlar, avlarını parçalamadan yavrularına verirler.
Yavrular, iki hafta içinde gelişip yuvayı terk eder ve bu hayat döngüsü böyle devam eder.